Eyüpsultan Belediyesince bu yıl dördüncüsü düzenlenen Haliç Genç Edebiyat Günleri’nde öykü konuşuldu.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Eyüpsultan Belediyesi Kültür İşleri Müdürü Davut Akgül, Haliç Genç Edebiyat Günlerinde usta ve genç yazarları bir araya getirmekten mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Sezon boyu ilçemizde çok kıymetli eğitmenlerden ders alan Yazı Akademisi öğrencilerini de etkinlik boyunca bu yazarlarla buluşturuyor, genç edebiyatçılar yetişmesi için gayret gösteriyoruz” dedi.

Bahariye Mevlevihanesi’nde gerçekleşen etkinlikte “usta yazar” olarak yer alan ve etkinliği modere eden yazar-şair Ali Ural hikâye yazarlarının hayatın duyarlı noktalarını yakalayıp, derinleştiren kişiler olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Hikâye olabilir olanın peşindedir, olanın değil. Herkesin bildiği Palto hikayesi, bilirsiniz ki gerçeği, yoksulluktan satın alınamayan, alındıktan sonra da hemen göle düşürülen tüfektir. Bundan ibarettir.

Bu sekiz yıl zihinde taşındıktan sonra hikâyeye dönüşmüş, tüfek palto olmuştur. Ama palto yetmez, çalınması, düşsel kahramanların meydana çıkması gerekir. Yani gerçek hayalle harmanlanacak ki palto yazılsın ve Dostoyevski denen sihirli kalem “Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık” diyebilsin”

YUNUS MEŞE: GEÇMİŞ, GEÇMEMİŞTİR

Genç öykü yazarı Yunus Meşe ise, kitabının iki bölümden oluştuğunu vurgulayarak, ilk bölümün “geçmiş”, ikinci bölümün “belki” başlığı taşıdığını aktardı.

Meşe, şunları kaydetti:

“Benim hikayem hayatı anlamamaktan doğuyor. Ben etrafımdaki insanları, ülkemi anlamakta ciddi manada güçlükler çekiyorum. Dünya hepimize yetecek kadar dolu ve güzelken, paylaşmak yerine inanılmaz bir hırsla hepsine sahip olmak isteyenler var.

Amerika mesela dünyanın öbür ucundan gelip Suriye’deki insanları katlediyor. Böyle şeyler dünyanın her yerinde yaşanıyor. İnsanların da kendi arasında da kavga var ve bunu anlayamadığım için bir hesaplaşma başlatıyorum ve kitabımda ‘geçmiştir’ diyor ve virgül koyuyor, geçmediğin işaret ediyorum”

EMİN GÜNDAMUR: SANATÇI GÜNCELİ ÖZÜNDEN YAKALAR

Genç öykü yazarı Emin Gündamur ise, insanın hayatında sahici bir hikâye aradığında çocukluğundan başka gidilecek yer olmadığı tespitini paylaşarak, “Bazıları yazarların kendi hayatından olaylar yazmasının doğru olmadığını söylerler. Bu bir anlamda doğru bulmuyorum çünkü kendi hayatımızdan hareketle başkalarının hayatıyla temas kurmaya başlarız.” diye konuştu.

Gündamur, sanatçının güncel konularda da yazılar yazabileceği görüşünü aktararak, “Bence sanatçı güncel hikayeler de yazabilir. Çünkü sanatçı günceli özünden yakalar. O hikâyeyi öyle bir şekilde anlatman gerekiyor ki, elli yıl sonra da aynı şekilde konuşulsun. Güncel meselelerden kaçmaya çalışıyoruz biraz ama benim güncel iki öyküm var.” düşüncesini dile getirdi.

HÜSEYİN AHMET ÇELİK: ASIL ANLATILMASI GEREKEN SIRADAN HAYATLAR

Genç öykü yazarı Hüseyin Ahmet Çelik ise, yazmaya erken yaşta başladığı bilgisini vererek şunları söyledi;

“Yazmaya sosyopolitik manalar yükleyen biri değildim çok küçük yaştaydım çünkü. Kendimi yazarken buldum buldum. Uzun yıllar yazılacak bir hayatım olduğuna inanmıyordum ama sonra anladım sıradan hayatlar, uçuk kaçık parçaları olmayan hayatlar da anlatılabilirmiş.

Hatta, asıl anlatılması gereken oymuş, sıradan hayatlar. Tırnak içinde büyük kahramanların hikayesinden çok figüranların hikayesine inandığım zaman kendi hayatımdan hikayeler yazmaya başladım”

Etkinlik sonunda dinleyiciler yazarlara kitaplarını imzalattı.

Haliç Genç Edebiyat Günleri 28 Nisan’da sona erecek.

HALİÇ EDEBİYAT GÜNLERİ’NDE YARIN

Etkinliğin son gününde saat 14.00’da yazar Selim İleri Caferpaşa Medresesi’nde genç roman yazarlarıyla bir araya gelecek.

Saat 16.00’da ise etkinlik katılımcıları Eyüp İskelesi’nden hareket eden vapurda okurlarıyla bir araya gelecek.