Göktürk Kültür Sanat Merkezi’mizde düzenlenen “Bir Oyuncu Bir Yönetmen” programının bu ayki konuğu ödüllü yönetmen Atalay Taşdiken oldu.

Program, “Kızkardeşim Mommo” filminin gösterimiyle başladı. Filmi konuklarla birlikte izleyen Sinema yazarı, eleştirmen Suat Koçer, Atalay Taşdiken’e çekim aşamalarıyla ilgili sorular yöneltti.

Annesiz iki çocuğun dramatik hikayesini anlatan filmde yalın bir dille köyü, köyün insanlarını, kardeşlerin ilişkisini anlattığını belirten Atalay Taşdiken, “Filmi Konya’nın Hüyük ilçesine bağlı Çavuş beldesinde çektik. Hem yönetip hem de yapımcılığını üstlendiğim bu filmin senaryosunu çocukken tanık olduğum bir hikayeden esinlenerek yazdım. İnsanın yaşına göre olaylara bakışı değişiyor. O zamanki hislerimle, bir çocuk naifliği ile yazmaya çalıştım. Elbette bu hikayede de bir sürü kurmaca var ama kendi çocukluğumdan zihnime yerleştirdiğim şeyler bunlar. Bu filmdeki anne, dede yoksunluğu, fakirlik filmin sonunda kızın zengin bir aileye verilmesi tamamen gerçek bir hikaye….

Aslında bu hikayenin çıkmasının sebebi baba zaaflarıdır. Elbette idealize ettiğimiz bir baba figürü değildi fakat gerçek hayatta böyle kişiler de var. Yeşilçam Sineması benim çok değer verdiğim bir sinemadır. Köyle ilgili, oradaki yaşamla ilgili bir hikaye anlatacaksınız orayı bilmek zorundasınız. Olayı bilmeden yapılan filmler tam olarak oturmaz. Köydeki insanlar filmlerdekiler gibi değil asla bir kahır içinde ve mutsuz insanlar değiller, bilakis tam tersi çok mutlu insanlar ve hayatlarından çok memnunlar. Asıl onlar bize acıyorlar. Köyü tanımadan, köyü bilmeden köy filmi yapmayın en azından gidin biraz köyde yaşayın. Filmdeki kız Elif film çekilirken 8 yaşındaydı şimdi aradan 5 yıl geçti şu an 13 yaşında ve okula devam ediyor. Film, onun hayatında güzel bir yer olarak kalacak. Bu film mutlu sonla biten bir film değildi, ama böyle hayatta son diye birşey yok zaten.”

Yeni bir komedi filmi çekimine başlayacağını belirten Atalay Taşdiken, televizyon projesinde yer aldınız mı sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Televizyon sinemaya göre çok daha kaygan bir zemin. Ama ben 4 yıl tv işleri de yaptım. Böyle Bitmesin dizisi ile sadece ailenin kutsallığını anlatan bir iş yaptık. Bizim dilimizde entrika yoktu, çarpık ilişkiler yoktu ve de çok iyi reyting alan sağlam bir iş yaptık. Bundan sonra da tv işi yapsam naifliği ve duruşuyla annemle izleyebileceğim bir iş yapacağım.“