Dünya müzikal alanında tanınan ney eğitmenleri Mustafa Hakan Alvan ve Serkan Kamacı çalışmalarını Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezi’nde sürdürüyor

Eyüp Belediyesi Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezi’nde hafta içi ve hafta sonu düzenlenen ney dersleri birbirinden değerli hocalar eşliğinde verilmeye devam ediyor. Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezi’nde ders veren ünlü ney eğitmenleri Mustafa Hakan Alvan ve Serkan Kamacı, kendi metot ve yöntemleri ile öğrencilere neyin ve musikinin inceliklerini öğretiyor.

Eğitim dönemi boyunca ney derslerini sıkı bir şekilde takip eden neyzen adayı öğrencilerinin kendi başlarına kaldıklarında rahat bir şekilde neyi farklı makamlarda çalabileceklerini kaydeden Hakan Alvan, “Biz konservatuar programında olduğu gibi 4-5 yıllık bir eğitim vermiyoruz. Kültür Merkezi niteliğinde kendi derslerini idame ettirecek şekilde eğitim veriyoruz. Ben toplu bir eğitimi değil de öğrencilerle teker teker ilgilenen yöntemi takip ediyorum. Böylece öğrencilerim daha rahat ve hızlı bir şekilde ilerleyebiliyorlar” dedi.

Musiki insan fıtratında olan bir ses

Selçuklu ve Osmanlılardan günümüze kadar gelen, musiki kültürünün içerisinde önemli bir yere sahip olan neyin terbiye metodu olduğunu ve İslam medeniyetinin anlaşılmasında etken bir rol üstlendiğini belirten Musafa Hakan Alvan, neyin kültürel kodlarımızı aktarmada önemli bir işlev gördüğünü ifade etti. Ayrıca musikinin insan fıtratında olan bir ses olduğuna da değinen Hakan Alvan, Allah’ın Kuranı güzel sesle okuyun seslenişini, seslenmenin de bir üslubu olduğunu ve insanın tercih olarak güzel sese kulak verecek bir yapıda yaratıldığını söyledi.

Sanatın dergâh kültürüyle kaynaştığı nadide bir merkez

Yaklaşık 50 ülkedeki konser ve festivallerle Türk musikisinin tanıtımında faal bir rol üstlenen ney eğitmenlerinden Serkan Kamacı, ustası neyzen Mustafa Büyükipekçi sayesinde bugünlere gelebildiğini belirtti.

Hem dergah kültürünü yaşatan hem de sanat çalışmaları yapan böyle bir merkezin dünyada bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olduğunu söyleyen Kamacı, muhayyer makamındaki nutk-i şerifinde “Allah emrini tutalım, gel zikredelim hakkı, rızasına varalım, gel zikredelim hakkı” diyen Sertarikzade Mehmet Emin Efendi’nin burada meftun olmasının da ayrı bir güzellik olduğunu söyledi.

Musiki nostaljik bir akım haline dönüşmek üzere

Müzik anlamında şimdiki insanların miras yemekten başka hiçbir şey yapmadıklarına dikkat çeken Kamacı konuşmasına şöyle devam etti: “Biz Osmanlı ya da İstanbul Musikisinden parçalarla yetiniyoruz. Her şeyin çabuk tüketildiği ve kimsenin kimseye tahammül etmek istemediği bir yaşam tarzına doğru gidiyoruz. Musiki artık sadece sevdalıları tarafından dinlenen nostaljik bir akıma dönüşmek üzere. Her şeyi popüler kültürün kurbanı yapıp bir kenara çekiliyoruz. Televizyonlardan Dede Efendinin, Zaharya’nın, Tanburi İshak’ın o güzel ve harikulade eserleri dinletilirse eminim ki bundan zevk alacak çok kişi çıkacak. Ya tutarsa şarkısını dinleyen bir nesilden elbette ki ya tutarsa mantığında bir mimari çıkar.”