Eyüpsultan Belediyesince düzenlenen 4. Haliç Genç Edebiyat Günlerinde roman konuşuldu.

Caferpaşa Medresesi’nde gerçekleşen “Roman Günü” etkinliğine usta yazar olarak katılan Selim İleri, neden yazar olduğu sorusuna net bir cevap veremeyeceğini belirterek, şunları söyledi:

“Niye yazar olduğumun hala farkında değilim. Kötü bir öğrenciydim. Çocukluk yıllarımda okuduğum masalların, kitapların bir birikimi vardı. 18 yaşımdayken hikayeler yazmaya başladım ve en büyük isteğim bir kitap yayınlamaktı. Hiçbir yer bu kitabı basmadı tabii. O yıllarda yayınevleri bu kadar genç yazarlara açık değildi. Oturmuş yazarları basarlardı. O yıllarda bugünkü basım olanakları yoktu, kurşundan harfler dökülürdü.”

İleri, 1968’de ilk kitabını kendi imkanlarıyla çıkardığını ifade ederek, “O kitap kaybolup gitti. O yıllarda ilk kitapların kaderi öyle olurdu ama o kitap edebiyat dergileriyle tanışmama fırsat verdi. Geriye dönüp baktığım vakit 50 yıl bana hiç geçmemiş gibi geliyor. Hatasıyla, sevabı, iyiliği kötülüğü ile zaman zaman okurlarda ters tepkilere yol açan kitaplar yazmaya çalıştım. Hala da yazmaya devam ediyorum.” dedi.

İLERİ: ÖZDENÖNER'İ KISKANMIŞTIM

İleri, etkinliğin bu yılki onur konuğu Rasim Özdenören hakkında ise “Rasim Özdenören’in ilk romanı benimkinden önce çıkmıştı. Çok severek okumuştum ve hayli kıskanmıştım.” ifadelerini kullandı.

"BİLGİNİN NE OLDUĞUNU ARAMAK İÇİN YAZAR OLDUM"

İlk romanı “Kaybolmuş Kaderler Müzesi” Hece Yayınlarından çıkan genç yazar Handan Acar Yıldız ise, yazmanın hem iddialı, hem iddiasız bir eylem olduğu düşüncesini dile getirerek, “Çok bilgi sahibi olan insanlar makale, bilgilendirici kitaplar yazabilirler. Ben bilginin ne olduğunu aramak için yazar olmak istedim. Adaleti çok iyi bilen insanlar hakim olabilirler ama ben adaletin ne olduğunun üzerine düşünmek ve bu düşünce hiçbir yerde noktalanmasın diye yazar olmak istedim.” dedi.

"YAZARLIK İÇTEN GELEN BİR DUYGU"

İlk romanı “Girit’in Perileri” Aya Kitap’tan çıkan genç yazar Özge Budak ise, yazar olmaya bir plan dahilinde karar vermediğini belirterek, “Bence yazarlık öğretmenlik, mühendislik, doktorluk gibi bir şey değil. Yazarlık galiba içten gelen bir şey. Okumaya başladığım andan itibaren ilkokul yıllarımda bile kendimi kaybettiğim alan kitap kokan kütüphanelerdi benim için. Yedi yaşında galiba yazar olmaya karar verdim ama bir gün yazar mıyım, yazdıklarımı yayınlayan olur mu bilemedim.” dedi.