Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde gençlerle yapılan “Kelime Ağacı” Şair Sedat Yılmaz ile devam ediyor. Sedat Yılmaz’ın bu haftaki konusu dil, düşünce ve gönül ilişkisi üzerine oldu.
Şiirle ifade edilen şeyin aslında insanları yer çekimine, bedene ve fiziğe hapsedilmişlikten kurtarma, gönüldekileri ortaya çıkarmak olduğunu belirten Yılmaz “şiire mesaj, şaire de elçi” olarak bakılması gerektiğini söyledi. Yılmaz “Şiirsizlik demek, vicdan, merhamet ve insani değerlerin olmadığı bir dünya demektir. Şiir, insanca yaşama çabasının bir ürünüdür ve şiirin genele hitap etmesini istiyorsak içerisinde mutlaka hak’tan parçalar olması gereklidir. Bizim dil ile anlattığımız şeyler kısıtlı. Şimdi öz Türkçe diye bir kavram çıkardılar ve Türkçe’yi iyice hecelere bölüp sınırladılar. Bu beraberinde kelimelerin ruhundaki olumsuz değişimlere de etki etti” dedi.


“Öğrenciler Test Makinesine Döndü”

Hoca-talebe ilişkisine de değinen Sedat Yılmaz konuşmasını şöyle devam etti: “Hoca talebe ile başlayan eğitim sistemimiz öğretmen, öğrenci ilişkisine döndü ve öğretmenlerle beraber öğrenciler de robotlara dönüştü. Yıllardır dizelerde hoca camide denildi. Öğretmen ne öğrettiğini biliyor mu acaba? Bütün öğrenciler şuan birer test makinesi oldu. Talep etmenin ne demek olduğunu unuttular. Öğretmen, öğrenci ilişkisini artık hak ettiği konuma çekmeliyiz. Gençliği gereksiz ve faydasız bilgiden korumalı, gerçekten de bize lazım olan bilgileri almalıyız. Onları yetenekleri doğrultusunda yönlendirmeliyiz. Okullarda eğitim gören öğrencilerin çoğu test çözmekten sevdiği ve ilgi duyduğu alanlara yönelemiyor.”