Eyüp Belediyesi Caferpaşa Kültür Sanat Merkezi, Şubat ayında medeniyet söyleşilerinin yeni adresi oluyor.

Medeniyetler üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Mimar Prof.Dr. Sadettin Ökten ile “Şehir ve Medeniyet” konulu söyleşi Eyüplüler tarafından ilgiyle takip edildi. Şehirlerin mekansal bütünlüklerini, inşasını, kimliklerini, üsluplarını, tasavvurlarını ve değerler sistemini anlatan Sadettin Ökten’i dinlemeye gelenlerin büyük bir çoğunluğunu gençler oluşturuyordu.

Şehre bakış açısının ve değerlendirme kriterlerinin önemine değinen Sadettin Ökten, konuşmasında şehri inşa edecek olanların özenle seçilmesi gerektiğini belirtti. Ökten “İnsan neye göre yaşarsa şehri de ona göre inşa eder. Şehir Ahlakı doğrudan maddeye ve şehre ruh veren insan ahlakıyla bağlantıdır. Fakat biliyoruz ki şehirlerin inşa edilen kimlikleri belirli bir zaman sonra o kimliklere göre de insan inşa etmeye başlar. Şu an medeniyet tasavvurumuzla dolduramadığımız şehirlerimizin Amerikan kapitalizmine dönüştürülmesi tehdidiyle karşı karşıyayız” dedi.

Şehre Medeniyet Penceresinden Bakmalıyız

Sözlerine 1900 ve 2000’li yıllardaki şehir anlayışlarının farklılarına vurgu yaparak devam eden Sadettin Ökten medeniyet tasavvurumuza bir kapitalistin paraya inandığı gibi inanmadığımız sürece başarılı olunamayacağını söyledi.

Ökten konuşmasına şöyle devam etti: “Türk insanının dünya medeniyetlerini derinlemesine incelemesi ve kendine biçilen kimliğin dışına çıkarak aktif bir rol oynaması sebebiyle karşısına bir takım engeller çıkarılmaya başlandı. Eğer şehirlerimizi yeniden dönüştürmek, muhafaza etmek ve inşa etmek istiyorsak medeniyet tasavvurumuzun değerleri yönünde hareket etmeliyiz. Avrupa, medeniyetini doğal yollarla kuramadığı için Afrika ve Asya medeniyetlerini kendi potasında eriterek varlığını devam ettirmek istemektedir. Unutmamalıyız ki şehirler insanları hakim olan medeniyet tasavvuruna göre eğitir. Şehrin mekanları kapasite ve yükümlülükleri dışına çıkarsa kaosa sebebiyet verir. Bunun için meseleyi en başından ele almalıyız: Şehirli olmak nedir ve şehre nasıl bakmalıyız…”