“Vladimir Putin’in Müslüman olduğu söyleniyor. Bu durumda İslam Dünyası mı güçlenecek yoksa ülkesine zulüm eden Beşar Esad mı?”

Eyüp Belediyesi Caferpaşa Kültür Sanat Merkezi’nde “Edebiyat Buluşmaları” Nihayet Dergisi ile devam ediyor. Merkez, bu ay Nihayet Dergisi’nin mutfağındaki Nazife Şişman ve Fatma Barbarosoğlu’nu ağırladı.

Bugünü idrak etmek ve tarihe acılarından arındırılmış bir geçmişin bağrına varır gibi ulaşmak istediklerini söyleyen Nihayet Dergisi yöneticileri, gündelik hayatın sorunlarına değindi. Soru cevap şeklinde yapılan söyleşi, Nazife Şişman ve Fatma Barbarosoğlu’nun okurlarıyla mini röportajları şeklinde devam etti.

Ana konu olarak Müslüman olan Batılı şahsiyetlerin Türkiye’deki yankısı ve Müslüman kadınların sosyal hayattaki konumları üzerine konuşan Fatma Barbarosoğlu ve Nazife Şişman, yazma eyleminin nasıl başladığını ve böyle bir ihtiyacın doğma sebeplerine cevaplar aradı.

Söyleşide Fatma Barbarosoğlu “Niye Hintli ya da Malezyalı bir kişinin Müslüman oluşu bizi heyecanlandırmıyor da Batılı bir ismin Müslüman olmasından mutluluk duyuyoruz? Bu durumun başlıca sebeplerinden biri karşı tarafın bize medya ve politik alanda devamlı dayattığı üstünlük algısıdır. Fakat bunun yanında bizim zihin seviyemizin yükselmesini engelleyen eğitim sistemimizdeki ÖSYM ve KPSS gibi sınavların tornadan çıkmış beyinler üretmesi gibi bir gerçeğimiz de var. Kaliteli olan okul ve üniversitelerimizse olumlu duruşunu devam ettiremiyor. Kitap ve roman okumayan zihinler iyi performans sergileyemezler. Her ne kadar konuşma yetisinin 300 kelime dışına çıktığı az bir topluluğumuz olsa da özellikle gençler üzerine inşa edilen hayattan yola çıktığımız için onların olumlu taraflarını ele alıp başlangıç noktası oluşturmamız gerekiyor” dedi.

Putin’in Müslüman Oluşu İslam Dünyasını mı Güçlendirecek Beşar Esad’ı mı?

Müslüman kadının sosyal hayattaki konumunu değerlendiren Nazife Şişman’sa “Güçlü isimlerin Müslüman oluşu İslam’ı güçlendirir diye bir anlayış var. Buna Hz. Ömer’in Müslüman oluşundan sonra sahabelerin Kâbe’yi ziyaret edebilme olasılığının artmasını örnek gösterebiliriz” dedi.

Nazife Şişman konuşmasını şöyle sürdürdü: “ Biliyoruz ki Batılı Müslümanların çalışma disiplini oransal olarak bizden daha iyi fakat bu durum abartılarak kendi insanımızın çabaları ve yetenekleri baskılanıyor. Şimdi Vladimir Putin’in Müslüman olduğu söyleniyor. Bu durumda İslam Dünyası mı güçlenecek yoksa ülkesine zulüm eden Beşar Esad mı? Mesala İslam’ın kadını ezdiğini düşünenler batılı bir kadının Müslüman olması durumunda ne düşünüyor. Ya da Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgelerde, İslam sebep gösterilerek baskı yapılan kadınların yaşadığı toplumda yine de Müslümanlığı seçen kadınlar var. Nasıl düşünmeliyiz? Bütün bunların magazinsel, politik ve medyatik arka planları var. Hidayete ermiş Avrupa ve İngiltere’deki isimlerin özellikle de konferanslara çıkarılması kendi sosyolojik alanlarında incelenmelidir. Müslüman olanları kategorize etmek yanlış bir davranıştır. Lakin kimse onlara bir minnet borcu da yoktur. Tanınmış şahsiyetlerin Müslüman oluşu bize bir şey katabilir ve biz de onlara bir şeyler verebiliriz. Hiyerarşi kurmak doğru değil…”