Eyüp Belediyesi’nin Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlediği programlar ilgiyle takip ediliyor. Merkez’de bu kez ‘’Kadim Dergilerimiz” mercek altına alındı…

Moderatörlüğünü araştırmacı, şair Seyfettin Ünlü’nün yaptığı programa, Şair Aykut Nasip Kelebek ve Şair Zafer Acar konuşmacı olarak katıldı.

Programda Mehmet Akif ve Eşref Edip tarafından çıkarılan kadim dergilerimiz Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad derinlemesine konuşuldu.

Programın moderatörü Seyfettin Ünlü, dergileri genel olarak değerlendirerek giriş yaptı. Ünlü, “O dönemde devlet matbaasında Sırat-ı Müstakim dergisi Kuran Tefsiri ile başlamış içinde denemeler, şiirler, felsefi mülahazalar, vesaire devam etmiş. Düşünce sistematiğimizi sadece dini hayatın şekillenmesi üzerine yazılardan oluşturmuyor aynı zamanda da kültür tarihi üzerine söyleyecekleri o dönemin İslam coğrafyası üzerine söyleyecekleri sözleri ifade etmişler. Bu ifade bütünlüğü içinde bu iki dergimizin bu günden geçmişe doğru baktığımızda bizim için ne ifade ettiğini ve aynı zamanda nasıl bir kaynak olma özelliğini ortaya koyduğunu araştırarak gözler önüne sermek ana çizgimiz olacaktır. Bu ana çizgi dediğimiz eksen önemlidir” dedi.

2. Meşrutiyet döneminde yayınlanan bu dergilerin, Türk düşüncesi ve siyasetine bu dönemde çok önemli katkılar sağladığını ifade eden Aykut Nasip Kelebek ise şunları söyledi: “Konularına baktığımızda Türk aydınının tanzimat dönemden bu yana tartıştığı konularla çok ciddi bir şekilde hesaplaştığını görüyoruz. Bu konular arasında şunlar var : hürriyet, eşitlik, meşveret. Telif yazılar arasında Mehmet Akif’in, Eşref Edip’in, Musa Kazım’ın yazıları bulunmakta. Yeni Osmanlı dönemi aydınlarıyla Namık Kemal’lerle, Ziya Paşa’larla olan benzerliklerini görüyoruz. Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad aslında ciddi anlamda bir siyaset name olarak değerlendirmekte mümkün. Bu dergilerde sadece Devletin yönetimi değil devlet adamının niteliklerine de ilişkin görüşler sunulur. Sezai Karakoç’un Diriliş Dergisi’nde de görürüz. Mavera dergisi ile bu siyaset çizgisi daha çok edebiyatı öne çıkartmaya başlamıştır.

Programda şair Zafer Acar da kadim dergilerimizi değerlendirdi. O zamanlar dergilerin durumunun çok kötü olduğunu ve çok az sattığını ifade eden Acar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dergiler 400-500 satıyordu. Ama Sırat-ı Müstakim basıldı 10 bin dergi yağma oldu, tekrar basıldı hemen tükendi. Hemen arkasından 2. Nüshası yetişti memleketin her tarafından telgraflar yağmaya başladı. Matbaalar gece gündüz çalıştıkları halde yetiştiremediler. O dönemlerde başka dergiler de var elbette ama bu dergi gibi hiçbiri ses çıkartamadı. Diğer tüm dergiler bu derginin gerisinde kaldılar. O zaman Osmanlı topraklarında yüzde 2 okur-yazar var deniliyordu ancak bir dergi çıktığında 100 bin satış yapmış. Bu da bir paradoks. Dergi Meşrutiyetin ilanı ile sürekli hürriyetten bahsediyor. Çünkü artık baskı denilen mekanizmadan sıkılmışlar. İslam’ın hareketsiz bir döneminde İslam’ı tekrar hareketlendirmek için bir cihat başlatıyor bu dergiler. Mehmet Akif’in en büyük ideali budur.”