Eyüp Belediyesi Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezinde araştırmacı yazar Ömer Tuğrul İnançerle yapılan İrfan Sohbetleri başladı. İnançer, irfan sohbeti okumalarında peygamber efendimiz Muhammed'in (s.a.v.) hayatından örnekler vererek sonradan kazanılmış bazı yanlış adet ve geleneklerden bahsetti.

Hanif ve Müslüman kelimesinin anlamlarına değinenerek, mezar taşlarına işaret koyulmasını, taşları kabirlerde kullanılmasını haram olarak gören anlayışın yanlış olduğunu dile getiren İnançer, Efendimizin kzı olan Rukiye validemizin oğlu Abdullah Bin Osman vefat ettiğinde efendimizin hem başına hem de ayaklarına birer taş diktiğinin görmezden gelindiğini ifade etti.

İnançer, "Vefat eden insanların ardından söylenen 'başın sağ olsun' sözü farklı bir anlama bürünmüş durumda. O öldü ama senin canın sağ olsun anlamında söyleniyor. Aslında bu deyim sağ kalan olgun ve hikmetli aile büyüklerine ithafen 'başındaki büyük insanlar sağ olsun' anlamında söyleniyordu. Dahası taziyelerini bir iki hafta sonra söyleyip taziye sahiplerinin acılarını tazeleyenler var. Taziye için 3 gün süre verilmesi boşuna değil. Şehit olmak sadece ok, mızrak ya da kurşunla ölmek anlamını taşımıyor. Çağına şahitlik ederek ölen her müslüman şehittir İslamda. Adet ve geleneklerimizin güzel tarafını bırakıp kendi ürettiğimiz kısmını örnek alıyoruz." dedi.