Eyüp Belediyesi Ramazan’ın ruhuna uygun olarak gerçekleştirdiği etkinliklerle vatandaşların teveccühünü toplamaya devam ediyor. Eyüp Belediyesi Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde “Tarihten Sahneler” adlı gösterinin bu haftaki konuğu Sultan II.Abdulhamid Han canlandırması Eyüplüler tarafından büyük alkış topladı. Her hafta sonu Caferpaşa Kültür Merkezi’nin bahçesine kurulan mini sahneyle, Osmanlı Padişahları’nın karakteristik özellikleri ve o dönemin olaylarının anlatıldığı müzikal canlandırmada bu hafta 113. İslam Halifesi Sultan II. Abdulhamid Han’ın icraatları işlendi.

Osmanlıda eğitim, ekonomi, ulaşım ve yapı gibi bir çok alanda moderniteyi köklerle uyumlu hale getirip hizmetler sunan II.Abdülhamid’in bunalımlı bir dönemde tahta çıkmasına rağmen halkı ve İslam Milleti’nin selameti için yaptığı çalışmalarla bir çok dünya liderinin itiraflarında yer ayrıldığı biliniyor. Batı’ya karşı dengeci, Doğu’ya karşı İslamcı politikalar izleyen II.Abdulhamidin tecrid edilmesi sonucu yaşanan olaylardan sonra İttihat Terakki kadroları ve kendi dönemindeki aydınların pişman olduklarını söylemesi tarihe yön veren siyasi dehasını bir kere daha ortaya çıkarıyor.

Tarihten Sahneler adlı program için açıklama yapan Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın programdaki canlandırma sahnelerinin Eyüplülere kültür ve medeniyet tarihimizin zamana yön veren akışını hatırlatmak olduğunu ifade etti. Başkan Remzi Aydın “II. Abdulhamit’in icraat ve faaliyetlerini maalesef hala tam anlamıyla hayata dökebilecek bir konuma geçemedik. O çok yönlü bir lider. Ülkesi, halkı ve din kardeşleri için kendi haklı konumundan vazgeçip tarihe adını yazdırmış bir İslam Halifesi. II. Abdülhamid’in siyasi hayatı baştan sona tez ve doktora olarak işlenmesi gerekiyor. Siyasete atılacak olanların mutlaka onun hem siyasi hem de hizmet hayatını incelemesi ve araştırması gerekiyor” dedi.

Hakkımı Helal Etmiyorum!

Programda Abdulhamit Han’ın dönemindeki askeri darbe ve iç isyanlarla kendini devirmek isteyenlere ve milletine yaptığı duanın okunmasıyla vatandaşlar duygulu anlar yaşadılar. Necip Fazıl Kısakürek’in Ulu Hakan II. Abdulhamid Han” adlı kitabında geçen duanın tam metni şöyle:

Allahım helal etmiyorum!

Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!

Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (SalAllahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!

Allahım! Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım!

Ya Âdil!

Bana “Kızıl Sultan” adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri, şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun!

Bu cellatları da, kim bilir, kimlere parçalatacaksın?..

Fakat yâ Rahman!..

Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz!

Bize acı!

Resûlünün, Sevgilinin, Kainatın Efendisinin nurunu kaydeder gibi olduğu için bu hale gelen millete, rahmetinle, fazlınla, lütfunla tecelli et!

Yâ Kâdir!

Kundaktaki yavruyu gagasına almış, kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir. Leş kuşlarının gagasında kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım!

Ya Ma’bud !..

Ömrümde tek vakit farz namazı kaçırdığımı hatırlamıyorum!

Ama tek vakit namazım olduğunu iddiaya da nefsimde kuvvet bulamıyorum!..

Huzurunda eğileceğime kaskatı kalıyorum ve duada ruh teslim edeceğime yatağımda kıvranıyorum! Sana kulluk gösteremeyen bu kulunu affet Allahım!Eğer, yılları tesbih dizisince süren hükümdarlığımda Seni bir kere anabildim, Resûlüne bir an bağlanabildimse, duamı, o bir kere ve bir an yüzü suyu hürmetine kabul et!

Yâ Sübhan!

Şu titrek elleri, Kıyamet gününde sana “Ümmetim, ümmetim!” diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi “Milletim, milletim!”diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme! Milletimi evvelâ “Ba’sü ba’de’l-mevtsiz” bir ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahte kurtuluşlardan kurtar; ve ona bir gün gelecek kurtarıcıları, gerçek kurtuluşu nasib eyle!..

Benim artık bu dünya gözüyle görebileceğim hiçbir saadet ümidim kalmadı.

Bari felâketi olsun bana daha fazla gösterme Allahım!

Ayakta duramaz, haldeyim!

Vadem ne gün dolacak Allahım?…