Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde Dursun Gürlek ile başlayan Eyüp Sultan Sohbetlerinde bu hafta eski İstanbul ve fetih” konusu işlendi. Söyleşide Gürlek, Fetih sonrası Eyüp ve çevre bölgelerde adı konulmamış şehit kabristanlarına değindi.

Dursun Gürlek, İstanbul’un sahil kesiminden başlayıp sur diplerine kadar olan bölgelerde önemli şahsiyetlerin kabri dışında savaş esnasında surlara yakın mevkilerde bilinmeyen şehit mezarlıkları olduğunu söyledi. Gürlek ayrıca, Eyüp’te bulunan Sultan, Vezir, Sadrazam ve Sultan II. Mahmut’un kızı, Sultan Abdülmecid’in kız kardeşi olan kadın şairlerden Adile Sultan’dan yola çıkarak Valide Sultanları anlattı.

Padişahların manevi hayatları ve hizmet yönleri pek anlatılmıyor.

Padişahların devamlı saltanatlarıyla ön plana çıkartıldığını bu yüzden de manevi hayatlarına ve hizmet yönlerine pek değinilmediğini ifade eden Dursun Gürlek konuşmasına şöyle devam etti: “Bizim kültürümüz, padişahından tut askerlerine ve pazarcılarına kadar ulema, ubeda, şüheda, fuzala ve muttasıflarla dolu. Aksi takdirde Allah Resulünün övgüsüne mazhar olabilirlerdi ki? 2. Mahmut Yeniçeri Ocağını lağvedip askeriyenin tekrar o manevi olgunluğu yakalaması için ismini Muhammed’in Zafer Kazanmış Orduları (Asakir-i Mansure-i Muhammediyye) diye değiştirerek yeni bir sistem getirmesinin sebebi de budur. Fatih Sultan Muhammed Han’ın zamanın ruhunu yakalayan bir dehası vardı. Surları delmek için büyük toplar yaptırmıştı. Ehli Salib’in şimdiki en etkili yaptığı atom ve hidrojen bombası neyse o zaman da surları yıkan büyük Şahi topları da öyle bir silahtı.”