“Sanatla Kanatlanma Zamanı” diyerek yola çıkan Eyüp Belediyesi’nin, Milli Eğitim Müdürlüğü ile beraber yürüttüğü Yazar Buluşmaları devam ediyor. Buluşma çerçevesinde Yazar, Sosyolog Fatma Barbarosoğlu "Hayat Teselli Olmaktır" kitabı ile Oğuz Canpolat Lisesi’nde öğrencilerle buluştu.

Kitabı üç bölüme ayırarak inceleyen öğrenciler, kitaptaki pasajlardan Fatma Barbarosoğlu'na sorular sordu. Öğrencilerden seçtiği jürilerle sorulara puanlama yaptırtan Barbarosoğlu, yüksek puan alan öğrencilere dergi hediye etti. Türkiye'de genç ve yetişkin insanların soru sorma konusunda sıkıntılar yaşadığını ifade eden Barbarosoğlu sağlıklı iletişimin temelinde doğru soruyu sormanın yattığını belirtti. Evlilikler de dahil olumsuz sonuçlar doğuran her şeyin doğru soruyu soramamaktan kaynaklandığını, yargılarla iletişim ve konuşmalar yapıldığını söyleyen Fatma Barbarosoğlu "Soru sormak her şeyin başlangıcıdır. Doğru soru sormayı öğrenmez ve öğretmezsek edebiyat ve bilimde üretkenliğimiz kısıtlanır, dürüst bireyler yetiştirmede büyük sorunlar yaşarız. Soru soracaksak eğer verilen cevaba tahammül etmeyi de öğrenmeliyiz. Soruda istekli olmak ve estetik olmak önemlidir. Yazdıklarımızın kırıcı ya da ağır olması bizi tespitleri söylemekten alıkoymamalıdır. Geçmiş tarihlerde insanların daha iyi ya da daha mutlu yaşardı önermesine katılmıyorum. Melekleşmiş ya da şeytanlaşmış insan ve kurumlar o zamanlarda da vardı şimdi de var. Fakat geçmiş zamanlarda insanların doğru ve yanlış tanımlamaları daha netti ve bu onlara biraz daha rahatlık veriyordu" dedi.

Türkiye Toplumu Kapalı Devre Yaşıyor

Kendi tarzını bulmak için okuma yapmayan yazar adaylarına bütün önemli yazarların kendinden öncekilerini okuduğunu hatırlatan Barbarosoğlu konuşmasına şöyle devam etti:"Türkiye toplumu kapalı devre yaşıyor. Toplum sinema, sanat ve edebiyat alanında dünyaya sesini duyurmayı başarabilen kişilerle yargılar ve yargılamalar üzerinden iletişim kuruyor. Tartışma ortamı açılması gerekirken yargılama kürsüleri ve ortamları oluşuyor. Siyasette de durum böyle. Metinler okunmuyor tıklanıyor. Dikkat çekici bir başlık atılıyor. Gazeteler ya da medya onu hemen alıp insanların hafızasına pompalıyor. Metinlerin içeriğine bakma ihtiyacı hissedilmiyor. Bir şeyin magazinleşmesini gerçekleştirmede üstümüze yok. Halbuki zihni berraklaştıran tartışmadır"